Archive for 17 Jul 2006
Camdan Dev Öldü

Yatalak bir cam kemik hastası ne kadar şey başarabilir. Önünde bunca engel varken hayata ne kadar bağlanabilir. 29 yaşında ve iyileşme umudu olmayan bir genç kız ne tür hayaller kurabilir. Annesini çocukken babasını ise birkaç ay önce kaybeden Hilal kimden destek alabilir. Bunca acıyı kaldıracak kuvvet küçücük bir bedende nasıl kendine yer bulabilir. O aklımızdan geçenlerin tam tersini gerçekleştirdi ve geçtiğimiz günlerde mücadelesini kazanıp hayata huzurla gözlerini kapadı. 20 yıldır yatalak olmasına aldırmadan hiçbir mazeretin arkasına sığınmadan savaştı. Webtasarım öğrendi. Beş kişilik ailesinin geçimini sağladı. Gelin-Kaynana, saçma sapan futbol muhabbetleriyle meşgul olan Türk medyasının gündemine Hürriyet Gazetesinin Röportajıyla bomba gibi düştü. Azmiyle kendisi gibi daha nice insanlara örnek oldu kim bilir. (dahası…)
Add comment 17,Temmuz 2006
Hüzün Adası
Hüzün Adası
Yazıyı okumak için tıklayın.
Bir ilkbahar sabahı ılık rüzgarla birlikte yüreğime vuran özlem miydin sen. İçime ansızın, usulca bırakılan taze yalnızlığım mıydın yoksa. Sanırım içimde ne olduğunu asla anlayamadığım yanımdın benim. Her özlediğimde daha çok sevdiğim, benden her kaçışında sevgini bıraktığın, senden her vazgeçişimde (dahası…)
Add comment 17,Temmuz 2006
Sonlar Paylaşılmaz

Sonlar Paylaşılmaz
Yazıyı okumak için tıklayın.
Gecenin ayrılığa gebe bir vaktinde karanlığın koynuna girmiş seni sayıklıyorum.
Duyuyor musun?
Satır satır kanıyorum her kelimede.
Sızlıyor musun?
Seni anlatan sayfaları çeviremiyorum bir daha okuyorum bir daha bir daha.
Umutlu musun?
Seni yasayan benden geçemiyorum. Vuramıyorum, yakamıyorum, yıkamıyorum.
Huzurlu musun?
Kalbimdeki tetiği sade ve sadece birkaç satıra çekmeye çabalıyorum.
Mutlu musun? Son bir kez ayrılığı taşıyamamanın acizliğiyle bakıyorum bir otobüsün camından. Başkalaşmış, laçkalaşmış özünü yitirmiş aşklara gidiyorum belki de beni yaralasınlar ama seni unuttursunlar diye. İçinde en güzel anılarımızın, gülüşlerimizin paylaşımlarımızın olduğu, üzerini hayal kırıklıklarıyla örteceğim bir mezar kazmaya gidiyorum. İçerisinde eskitemediğim bir aşk kendini kandırabilen tesellilerden uzak, rahatça acı çekebilsin diye. Sadece benliğimi senle, gönlümün gurbeti sevdiğimle daha çok doldurabileyim diye.Belki de sen dışarıda acı çekesin diye. Yüreğimi bir boşluğa yada bir boşluğu yüreğime bırakabileyim diye gidiyorum. (dahası…)
Add comment 17,Temmuz 2006
Deprem Aşkınızı Alırsa

Deprem Aşkınızı Alırsa
Hayatta olmasını en çok istediğiniz şeyin, hayatınızdan çekip gittiği oldu mu siz istemeden fark etmeden, hiçbir şey yapamadan, istemeden? Bu ağustos sıcağında sonbaharda dökülen yaprakları aklınıza getirdiğiniz, onlarla umutlarınızı özdeşleştirdiğiniz oldu mu?
Etrafınızda kendinizden başka suçlayacak kimse bulamadığınız, keşke daha yakın olsaydım keşke daha çok ilgilenseydim, keşke ona doyabilseydim, keşke sana doyabilseydim dediğiniz…Bir şeyleri telafi edebileceğinizi, pişmanlığınızı dile getirebileceğinizi düşünerek kaleme kağıda sarıldığınız oldu mu? Onun bir daha hiçbir yazınızı okumayacağını, hiçbir şiirinize çok güzel demeyeceğini hesaba katmadan. Sadece hep çocuk kalacağını bildiğiniz kalbinizin, acıları biriktirmeye gücünün yetmeyeceği bilinciyle hüznünüzü satırlara kusmak istediğiniz oldu mu? (dahası…)
3 comments 17,Temmuz 2006
Topla Gözyaşlarını Kaldırımlardan

Topla Gözyaşlarını Kaldırımlardan
Ellerin mi titredi, yüreğin mi. Umutlarımı vurmaya çalıştığın silahın kabzası sevgiden mi yoksa. Beni yine öldüremedin, kalamadın pişmanlık-larınla, yine döndün bana sevdiceğim. Hasrettin ellerine değdiğimde tutuşmaya, muhtaçtın sevda-ma, sana dair her cümlenin sonuna uluorta öpmelerinle nokta koymaya. Yine döndün bana. Dönmedi yüreğim ihanetin kırmızısına, yalnızlık ilmeğini geçiremedim boynuma, kabullenemedim asla bir başınalığımı. Sarkaçlı saatimin tik-taklarıyla birlikte geçip gidiverdi hüzünlerim vuslatı andıkça. Saksısını yitirmiş bir sardunya olmadım asla. Gitmelerin dönmelerin eksiltmedi sevdamı, alıştırıvermişim yürekçiğimi ister istemez. Düşlerimi, hayallerimi budayamadı o gül makası uzak kalışların, arayışların… (dahası…)
Add comment 17,Temmuz 2006
SaNa Hack Yaptım
Komik bir şiir. Allah düşmanıma vermesin. ![]()
SaNa Hack Yaptım
3 programı crack ettim önce
network sniff ettim ince ince
göz kararı da biraz dos attack yaptım
kalktım sana hack yaptım
insan neler yapar isteyince
bu bir şey değil düşününce
ben de ip’ni öğrenince
kalktım sana hack yaptım
gözlerim dönmüş boş port’u görünce
yerli yersiz paylaşımlar verildikçe
sen de tesadüf o gece firewall’ı kapattın
sana hack yaptım
çaldım çırptım karıştırdım
kendimi root’la yarıştırdım
(dahası…)
Add comment 17,Temmuz 2006
Susuyorum Her şeyimi Yitirirken

Susuyorum Her şeyimi Yitirirken
Hayatınızda en çok değer verdiğiniz insanı yitireceğinizi öğrendiğinizde ne yaparsınız? Üstelik o hain kelime onun ağzından bir çırpıda çıkıvermişse. Ne duyarsınız yüreğinizde? Onu engellemek ya da bu zamansız vedayı biraz olsun geciktirip onunla birkaç dakikayı daha beraber geçirebilmek için nelerinizi feda edersiniz? Evet, onunla konuşmalı engel olmalıyım biliyorum. Ama nasıl başlamalıydı ardı arkası kesilmeyecek onlarca cümlenin başlangıcı, o ilk kelime. Sanki parmağınız bir kapının arasına sıkışmış, çıkaramıyorsunuz öylesine panik halindesiniz ve canınız yanıyor. Onu tek bir kelimeye sıkıştırmak zorunda kaldığınız oldu mu? Hele de o insan sizin için sayamayacağınız kadar çok şey ifade ediyorsa. O sizin en iyi dostunuzsa, size yeri geldiğinde hemen yanı başınızda bir dostun güvenini hissettiriyor, yeri geldiğinde onun yanında elini bile tutmadan sadece gözlerine bakarak bile aşkların en güzelini yaşamışsınız gibi bir hisse kapılıyorsanız ve bunlar daha önce bir arada hiç yaşamadığınız hislerse. Ne dersiniz ona? (dahası…)
Add comment 17,Temmuz 2006
İsterdim

İsterdim
Bir martı olmak isterdim
Mavilikler arasında süzülen
Gözlerinden ellerinden
Bir parça umut kapmaya çalışan.
Sonra bir bakışınla vurulan
Derinliklerinde boğulan
Ama hiç unutulmayan. Bir kaç damla yaş olmak isterdim
Bir martı için pişmanlıktan dökülen,
Kapkara topraklardaki
kıpkırmızı gülleri sulayan
Ama hiç kurumayan
asla kurutmayan. (dahası…)
Add comment 17,Temmuz 2006
ANCELİKA
Şiirlerim içinde beni en çok etkileyen bu. Yazarkende, okurkende hep sarsılırım. Papatya babasını anlatıyordu. Annesiyle arasındaki bağı. Çok etkilenmiş onun yerinde olmak istemiştim. Hayal gücümü tutan yok. Yazdım bende. Okumak için tıklayın.
Ancelika
“S.S.’ye Bir babanın penceresinden” Gözlerinin ayazı vururken kapılarıma
Kırbaçlarken camdan duvarlarımı sözlerin
Sevdan çıkıverdi avluya
Yürüdü vedanın eşiğine (dahası…)
Add comment 17,Temmuz 2006
Seni Tanıyorum Kadın
Seni Tanıyorum KadınSeni gözlerinden tanıyorum.
Hüzünlerinin birikmişliği var bakışlarında,
Bir dosta sitem,
Sevgilinin yüreciğine bıraktığı bir burukluk
ve dilindeki suskunluk. Seni o güzel yüzüne kıyıpta asıverdiği hüzünlerden tanıyorum.
Herkeslerden kaçırıp kendini gidiverdiğin o adamın
seni anlatırken kendini unuttuğu satırlarından tanıyorum.Sen
kadın!
Burukluğumun çocukluğu yani mavi düşlerim. (dahası…)
Add comment 17,Temmuz 2006